Windows 8 Kullanıcı Önizleme sürümü çıktı !

24 Mart 2012

Yazan:

Kategori: Kategorilenmemiş

Etiketler:

Windows 8 Kullanıcı Önizleme sürümü çıktı !

Microsoft şirketinin beklenen yeni nesil işletim sisteminin kullanıcı önizleme sürümü çıktı.

Windows 7 çekirdeği üzerine inşaa edilen Windows 8 sürümümnde en dikkat çekici özellik yeni gelenMetro arayüz oluşturuyor. Yeni nesil tabletler ile birlikte hayatımıza daha çok giren dokunmatik ekranlar için dizayn edilen Metro arayüz rahat kullanım ve canlı menülerle her an uygulamalara anlık erişimi kolaylaştırıyor.

Windows 8 Kullanıcı önizleme sürümünü indirmek için Windows 8 Consumer Preview adresini kullanabilirsiniz. Türkçe dil desteği olmayan sürümde şu an 5 dil desteği bulunuyor.

 

Blogger PostDeliciousFacebookFriendFeedGoogle BookmarksTechnorati FavoritesTwitterWordPressShare

Güncelleme-Office 2010 Beta geliyor…( Geldi )

Halihazırda beta sürümü bulunan, Haziran ayı içerisinde ise final sürümünün raflarda olması beklenen MS’in yeni ofis paketi Office 2010′un fiyatlandırması belli oldu.

Yapılan açıklamaya göre sürümler ve fiyatlandırmaları şöyle sıralanacak:

  • Office Professional ‘Academic’ : 99 Dolar
  • Office Home & Student: 149 Dolar (ürün anahtarı kartı alınması halinde 119 Dolar)
  • Office Home & Business: 279 Dolar (199 Dolar)
  • Office Professional: 499 Dolar (349 Dolar)
  • Office 2010 Starter: Bedava (Sadece Word ve Excel’in olacağı reklamlı sürüm)

Microsoft, Office yazılımı konusunda özel bir önem veriyor. Bir yandan her geçen gün özelliklerini arttıran OpenOffice, diğer yandan firmanın önemli rakiplerinden Google‘ın Google Docs ile kullanıcı sayısını arttırması Microsoft‘un yeni Office paketi Office 2010 konusunda daha temkinli hareket etmeye yönlendirdi.

Microsoft daha önce 2009′un üçüncü çeyreğinde yayınlayacağını duyurduğu Office 2010 betası için daha kesin bir tarih açıkladı. Açıklamaya göre Office 2010 beta Temmuz başında hazır olacak. Fakat beta herkese açık olmayacak. Sadece Microsoft tarafından davet edilen bir kaç bin kullanıcının betayı deneme şansı olacak. Windows XP SP3, Vista ve Windows 7 işletim sistemlerinde çalışacak olan Office 2010‘un hem 32 bit, hem de 64 bit sürümleri beta olarak yayınlanacak.

Konuyla ilgili daha ayrıntılı bilgiye Microsoft‘un resmi Office 2010 blog‘undan ulaşabilirsiniz (İngilizce).

Bilgi için: Microsoft
Telefon: (212) 258 59 98 pbx

Güncelleme:

beklenen yeni sürüm bugün itibari ile genel kullanıma sunuldu. Buradan 32 ve 64 bit beta sürümlerini live hesabınız ile giriş yapıp indirebilirsiniz.

Blogger PostDeliciousFacebookFriendFeedGoogle BookmarksTechnorati FavoritesTwitterWordPressShare

Gönderilen Mailin İp adresini Öğrenme

Bazen mail gönderen kişinin ipsini öğrenmemiz gereken durumlar olabiliyor hotmail,yahoo ve pop3 maillerin gönderilen ipsini şu şekilde öğrenebiliriz.

Hotmail için ;

  1. Options > Additional Optionstan-Mail- Display Settingss > Message Headers kısmına gelin
  2. Basic yazan yerde  full u işaretleyip ok e tıklayıp inboxa geçin,
  3. Gelen maile tıklayın.
  4. Mail açıldığında yazan kişinin IP adresini mailin üstünde ki yazılardan görebilirsiniz.

Yahoo için ;

  1. Yahoo mail hesabınıza girin
  2. Okuyacağınız maili açın
  3. Sağ üst köşede Full Headers yazısına tıklayın.
  4. Maili yazan kişinin IP adresini görebilirsiniz.

Outlook için ;

  1. Gelen e maili farklı kayıt edin yada outlook penceresinde mouse ile tutup masa üstüne atın.
  2. Uzantısını *.eml den *.htm ye çevirin ve açın.
  3. Sayfa açıldığında yazan kişinin IP adresini mailin üstünde ki yazılardan görebilirsiniz
Blogger PostDeliciousFacebookFriendFeedGoogle BookmarksTechnorati FavoritesTwitterWordPressShare

IPv6 nedir? Teknik Özellikleri Nelerdir?

Internet Protokolü (IP), insanlığı bilgi çağına taşıyan Internet ağının temel yapı taşıdır. Internet’e bağlı herhangi iki bilgisayar arasındaki iletişim bu protokol aracılığıyla sağlanır. Bu açıdan IP’yi Internet’in ortak lisanı olarak da nitelendirebiliriz.

Ip blokları ve tarih içerisindeki gelişimi

IP, ağ katmanlarına baktığımızda TCP ve UDP gibi taşıma katmanı protokollerinin altında, Ethernet ve ATM gibi bağ katmanı protokollerinin de üzerinde yer alır. Temel görevi, Internet’e bağlı bilgisayarların iletişim amacıyla adreslenebilmesi ve gönderilen veri paketlerinin ağ içerisinde yönlendirilmesidir.

Yeni Internet’in Doğuşu IP bundan yaklaşık 20 yılı aşkın bir süre önce geliştirilmiş bir teknoloji. İlk amacı çok daha kısıtlı bir boyutta (askeri iletişim amaçlı) kullanım olmasına rağmen, geçtiğimiz 10 yıl zarfında bu teknoloji dünya çapında kullanıma açılmıştır. Özel sektörün bu altyapıyı bir toplu iletişim aracı olarak kullanmaya başlaması ve WWW’in gelişmesi IP’nin hızla yaygınlaşmasını sağlayan faktörler olmuştur. Ama ne yazık ki, bu popülerliğin bir yan etkisi de bu eski protokolün limitlerine ulaşması ve böylesine ağır bir yükün altından kalkamayacak duruma gelmesidir.Günümüz Internet’i IP protokolünün 4. sürümü (IPv4) üzerine kurulmuştur. Bilgisayarların iletişim sırasında uçtan uca adreslenebilmesini sağlayan IPv4 adresleri sadece 32 bitten ibarettir. 32 bitlik adres alanı teoride 4,294,967,296 tane adres yaratabilse de, verimsiz adres atama mekanizmalarından dolayı etkin adres sayısı bu noktaya hiçbir zaman ulaşamaz. WWW’in patlarcasına gelişmesinin yanı sıra son zamanlarda kablosuz erişimin de yaygınlaşmasıyla 32 bitlik adres alanı varolan ihtiyacı karşılamakta yetersiz kalmaya başlamıştır.Bu problem karşısında IPv4 adres havuzunun etkin kullanımı için çeşitli yöntemler geliştirildi. IPv4 adres bloklarının değişken boyutlarda olmasına izin veren CIDR (Classless Inter-Domain Routing) , aynı adresin farklı zamanlarda değişik bilgisayarlarca kullanımına (devre mülk) olanak tanıyan PPP (Point-to-point Protokol) ve DHCP (Dynamic Host Configuration Protocol) bunların başlıcalarıdır. Bu teknikler de yetersiz kalmaya başlayınca bazı kurumları kullanmadıkları büyük adres bloklarını geri vermelerine iknaya bile başvuruldu (Örnek: Stanford Üniversitesi’nin 036/8 adres bloğunu IANA’ya iadesi). Ne yazık ki sonunda anlaşıldı ki, varolan IPv4 mimarisiyle Internet’e bağlı tüm düğümlere birbirleriyle çakışmayan adres vermek mümkün değil, aynı anda aynı adresin paylaşımı kaçınılmaz. Sonunda ağ adres çeviricisi (NAT – Network Address Translator) Internet mimarisine girdi. NAT’in amacı, üzerinde barındırdığı bir IPv4 adresini birden çok bilgisayarın Internet’e bağlanırken paylaşımına sunmaktır. Bu bilgisayarlarla Internet arasında bir geçit görevi yapan NAT [5], Internet mimarisinin en temel prensiplerinden olan uçtan uca adresleme ve paket bütünlüğünü yokeden yegane etkendir. IPv4 adres kıtlığı için ancak bir yama niteliğinde kullanılan NAT teknolojisinin Internet’e faydasından çok zararının olduğu kabul görmüş bir gerçektir. NAT üzerinden istemci-sunucu iletişiminin sadece tek yönlü işleyebilmesi, IPsec bağlantılarının sağlanamaması, ağların sınırlı ölçeklenirliği ve yönetim zorlukları başlıca problemler arasındadır.Internet’in hızla büyüyen adres kıtlığı problemi ve NAT yüzünden girmiş olduğu sağlıksız gelişimin engellenmesi için, Internet protokollerinden sorumlu Internet Engineering Task Force (IETF) 1990 yıllarının başında yeni bir çalışma grubu kurdu. O zamanki adıyla IPng (Internet Protocol, next generation) Çalışma Grubu, yeni IP protokolünün geliştirilmesi görevini üstlendi. Internet mimarisinin temel prensiplerinin korunarak sağlıklı gelişiminin sağlanması ve yeni uygulamaların önünün açılabilmesi için IP protokolünün yeni bir sürümünün geliştirilmesi öngörüldü.

Yaklaşık 10 yılı aşkın bir süredir endüstri, akademi, hükümetler ve çeşitli organizayonların ortak çalışması sonucu IPv6 protokolü doğmuş oldu. (”v5″, IPv4′ün uzantısı olarak geliştirilen ve deneysel kullanımın ötesine geçememiş ST protokolüne ayrılmış.) IPv6′nın Teknik Özellikleri IPv6 protokolü, IETF’in yayınlamış olduğu bir seri RFC dökümanı vasıtasıyla tanımlanmıştır. Bu RFC’lerin en temel olanlarına IETF IPv6 Çalışma Grubu sayfasından ulaşılabilinir.IPv6′yı IPv4′ten ayıran en önemli özelliği 128 bitlik genişletilmiş adres alanıdır. Bu genişlemenin sağlamış olduğu teorik adreslenebilir düğüm sayısı 340,282,366,920,938,463,463,374,607,431,768,211,456′dır. Böylesine geniş bir adres alanının şu an yaşadığımız adres sıkıntısını çözmenin yanında Internet uygulamalarında yeniliklere de yol açması bekleniyor. Öte yandan, IP üzerinde yapılan değişiklikler sadece bununla da kalmayıp, protokolün tam anlamıyla tekrar gözden geçirilmesi ve yenilenmesi de söz konusu olmuştur. Bunlar arasında basitleştirilmiş ve 64 bitlik işlemcilere göre düzenlenmiş paket başlığı, paket bölünmesinin sadece uç noktalarda yapılacak olması yönlendiricilerin veri trafiğini daha seri bir şekilde işleyebilmesi için yapılan değişikliklerdir.

Temel IP başlığının yanı sıra ihtiyaca göre eklenebilir uzantı başlıkların tanımlanabilmesi protokolün eskenliğini arttıran bir faktör olmuştur. Güvenlik için IPsec (IP security protocol) şartı da IPv6 ile gelen özellikler arasında yer alır. 128 bitten oluşan IPv6 adreslerinin ilk 64 bitlik kısmı alt ağı adreslemek için kullanılan adres blok bilgisini içerir. Adres bloğu, bir paketin varacağı son bağa kadar olan yolda yönlendirilmesini sağlar. Geriye kalan 64 bit ise bu bağa vardığında paketin son alıcısının tespitinde kullanılır. IPv6 adresleri 16lık düzende ifade edilir. 2045:ab28::6cef:85a1:331e:a66f:cdd1 örneğinde olduğu gibi 16 bitlik gruplar birbirlerinden ‘:’ ile ayrılır. Ardarda gelen iki ‘:’ sadece bir kereye mahsus kullanılabilir ve aralarında kalan bütün hanelerin sıfır değerini taşıdığını ifade ederler.IPv6 adresleri bağ içi (link-local) ve evrensel (global) olmak üzere iki çeşittir. Bunlara ek olarak site içi adresler de tanımlanmış olmasına rağmen, bu makalenin yazıldığı sıralarda IPv6 Çalışma Grubu bu çeşit adresleri mimariden çıkarma kararı almıştır. Bağ içi adresler sadece özel amaçlarla kullanılır ve bu adresleri taşıyan paketler yönlendiriciler tarafından asla diğer bağlara iletilmezler. IPv4′te sıkça kullanılan herkese gönderim (broadcast) adresleri, görevleri çoklu gönderim (multicast) adresleri tarafından üstlenildiği için IPv6 mimarisinde yer almaz. Herhangi birine gönderim adresleri (anycast) IPv6′nın getirmiş olduğu yenilikler arasındadır. Bu tip adreslere gönderilen paketler, bu adresi kullanan birden çok düğümden sadece birine varacak şekilde yönlendirilir. Kullanımda birden çok düğümün aynı adresi paylaşması açısından çoklu gönderim adreslerine benzemekle birlikte, paketin sonunda sadece tek bir düğüme ulaşması açısından tekil gönderimi andırırlar.Otomatik adres konfigürasyonu IPv6′nın getirmiş olduğu önemli yeniliklerdendir.

Ağ üzerindeki adres atama görevini üstlenmiş bir DHCP ya da PPP sunucusu olmaksızın ağa bağlı düğümlerin kendilerince adres edinmelerine olanak tanır. Temelinde ağdaki yönlendiricilerin gerekli adres bloğunu anons etmeleri ve düğümlerin de bu bloğa kendilerinden 64 bitlik bir değer eklemeleriyle adres oluşturmaları yatar. Bu şekilde oluşturulan adreslerin kullanılmadan önce tekillik testinden geçirilmesi gerekir. Düğümler başkaları tarafından kullanılmadığına kanaat getirdikleri adresi kullanıma alabilir. IP protokol başlığında ise büyük değişiklikler olmuştur. IPv4′te var olan protokol başlık büyüklüğü, kimlik bilgisi, paket parçası bilgisi, başlık sağlama toplamı kaldırılmış, IPv6 başlığına yeni olarak akış bilgisi eklenmiş. Tipik 20 bayt genişliğindeki IPv4 başlığının yerini 40 baytlık IPv6 başlığı almış. Temel IPv6 başlığına ek olarak, kendince özel amaçlara yönelik yönlendirme, paket bölmesi, şifreleme ve mobil uzantı başlıkları tanımlanmış. Zaman içerisinde ihtiyaç oldukça bunlara yenilerinin eklenmesi de mümkün kılınmış.Yönlendirme alanında temel prensiplerde bir değişiklik olmamakla birlikte varolan RIP, OSPF, IS-IS, MP-BGP, PIM-SM, PIM-SSM gibi protokoller IPv6 adreslerini işleyebilecek şekilde güncellenmiş. Çoklu gönderim için kullanılan IGMP’nin yerini yeni geliştirilen MLD almış.Alan adlarının kaydından sorumlu DNS, artık IPv4 adreslerin yanı sıra IPv6 adreslerini de barındıracak şekilde düzenlenmiş. IPv4 adresleri A tipi kayıtlarda saklanırken, AAAA tipi kayıtlar IPv6 adreslerine tahsis edilmiş. IPv6′yı destekleyen bir DNS sunucusu üzerinde bir alan adı aynı zamanda hem IPv4 hem de IPv6 adreslerine atanabilir.IPv4′ün hareketlilik protokolü Mobil IPv4′e karşılık olarak Mobil IPv6 geliştirilmiş. Aralarında uygulamada öne çıkan faklılıklar olmasına rağmen bu iki protokol ana hatlarıyla birbirlerine benzerler. Yeni Protokolün Internet’e Getirileri Önceki bölümde bahsedilen özelliklere bakıldığında, bunların arasında en geniş etkiyi yaratacak olanın IPv6′nın geniş adresleme olanağı olduğu gözlemlenir. Bu sayede Internet’e bağlanmak isteyen her tür aracın (bilgisayar, telefon, araba, buzdolabı, vs.) her an her yerden bunu gerçekleştirmesi mümkün olacaktır. Uçtan uca bağlantıların sağlanabilmesi sayesinde IPsec’in getirmiş olduğu yüksek güvenlik seviyesine erişilebilecek ve yeni eşler arası (peer-to-peer) iletişim uygulamalarının önü açılabilecek. En önemlisi de artık NAT’lere ihtiyaç kalmayacak. Herhangi birine gönderim adresleri servis keşfini kolaylaştırıcı bir araç olarak karşımıza çıkıyor. Otomatik adres konfigurasyonu ise hem ağa erişen düğümlerin hem de ağ birimlerinin üzerindeki konfigurasyon yükünü azaltıcı bir faktördür. Internet’in gelişimini hızlandıran tak-kullan (plug-and-play) tarzı uygulamaların artması bu özelliklerle mümkün olacaktır. Otomatik adreslemenin bir başka faydası da ağların ISS değiştirme işlemlerini daha kolayca yapmasına olanak tanımasıdır.

Adres genişliğine ek olarak protokolün kendi bünyesinde sağlamış olduğu genişleme olanakları, Internet mimarisinin değişen ihtiyaçlara karşılık verecek biçimde şekillendirilmesini mümkün kılıyor. Özellikle kablosuz erişimdeki gelişmelerin Internet’in yapı taşı IP’den yeni beklentileri olacağı kesin. Şimdiden ne olacağını kestiremediğimiz bu değişikliklerle gelecekte ancak IPv6 gibi genişleme olanağına sahip olan bir protokol aracılığıyla başedilebilir. Internet’in etkisine daha yeni girmiş olduğu kablosuz ağlar için geliştirilmiş olan Mobil IPv6 performans üstünlüğü ve altyapı gereksinimlerini en alt düzeye indiren yaklaşımıyla hali hazırda Mobil IPv4′e tercih edilen protokol olma özelliğine sahiptir. Bu özelliklerinden dolayı IPv6 Internet’in geleceği için şart bir gelişme olmakla beraber son kullanıcıların ve ağ yöneticilerinin de getirilerinden kısa vadede yararlanabileceği bir teknolojidir.

Blogger PostDeliciousFacebookFriendFeedGoogle BookmarksTechnorati FavoritesTwitterWordPressShare

NTLDR eksik hatası ve çözümü

NTLDR eksik yeniden başlatmak için herhangi bir tuşa basın hatası aldığımızda sırasıyla aşağıdaki adımları takip ederek format atmaya gerek kalmadan sistemimizi kurtarabiliriz;

1.        Windows CD-Romunuzu CD sürücünüze takın ve sistemi yeniden başlatın.

2.        “CD den önyükleme için bir tuşa basın” mesajını gördüğünüzde bir tuşa basın.

3.        Dosyalar yüklendikten sonra gelen ilk ekranda Kurtarma Konsoluna girmek için “R” tuşuna basın.

4.        Yönetici şifresi istendiğinde “Administrator” şifresini yazarak “Enter” butonuna basın. (Şifre boş ise yalnızca “Enter” tuşuna basın)

5.        Ekranda “c:\windows>” şeklinde bir yazı belirdiğinde “copy d:\i386\ntldr c:\” (d yerine cd-rom sürücüsünün harfi gelmelidir.) yazın ve “Enter” tuşuna basın. “Bir dosya kopyalandı.” Mesajı çıkacaktır.

6.        Ekranda tekrar “c:\windows>” yazısı belirdiğinde “copy d::\i386\ntdetect.com c:\” (d yerine cd-rom sürücüsünün harfi gelmelidir.) yazın ve “Enter” tuşuna basın. “Bir dosya kopyalandı.” Mesajı çıkacaktır.

7.     Exit yazarak “Enter” tuşuna basın. Sistem yeniden başlayacaktır.

Bu işlemlerden sonra sistem yinede açılmazsa Boot.ini dosyası hasar görmüş olabilir. Boot.ini dosyasının yeniden düzenlenmesi için Kurtarma Konsolunda “bootcfg /rebuild” komutu kullanılmalıdır

Blogger PostDeliciousFacebookFriendFeedGoogle BookmarksTechnorati FavoritesTwitterWordPressShare

Bios Sesleri Hata ve Çözümleri

Bilgisayarlarımızın açılış işlemini gerektiği gibi yapamadığı zamanlarda donanımsal bir arıza var demektir. Bu sorunun nerede olduğunu anlamamız için bios imdadımıza koşuyor ve çıkardığı seslerle sorunun neden kaynaklanabileceğini bize işaret ediyor.

1 -Sürekli Ses
Güç kaynağı arızası

2- Birçok kısa bip
Anakart arızası

3- 1 uzun bip
Bellek tazelenmesinde hata

4- 1 uzun 1 kısa bip
Anakart veya BIOS çipi arızası

5- 1 uzun 2 kısa bip
Ekran kartı arızası (Genellikle eski kartlardaki DIP switch kaynaklıdır)

6- 1 uzun 3 kısa bip
Ekran kartı arızası

7- 2 uzun 1 kısa bip
Ekran kartı arızası (RAMDAC kaynaklı (?) )

8- 2 kısa bip
Bellek parity (eşlik) hatası

9- 3 kısa bip
Belleğin ilk 64k’lık bölümünde hata

10- 4 kısa bip
Timer hatası

11- 5 kısa bip
İşlemci hatası

12- 6 kısa bip
Klavye işlemcisi hatası

13- 7 kısa bip
İşlemci hatası

14- 8 kısa bip
Ekran kartı belleğinde okuma/yazma hatası

15- 9 kısa bip
BIOS ROM hatası

16- 10 kısa bip
CMOS okuma/yazma hatası

17- 11 kısa bip
Tampon Bellek Hatası

Bip seslerinin Çözümleri:
1 numaralı hata için, güç kaynağınızın bağlantılarını kontrol edip bir deneme daha yapın. Eğer sorun devam ediyorsa, üç vakte kadar size yeni bir güç kaynağı gelecek demektir.

2, 4, 10, 12, 15 ve 16 numaralı hatalar için, tüm kartları işlemciyi ve RAM’leri söküp tekrar takın. Öncelikle mümkün olduğunca az bileşenle bilgisayarı başlatmaya çalışın. 4, 15 ve 16 numaralı hatalarda BIOS çipinin yerine düzgünce oturduğundan emin olmak için üstüne hafifçe bastırın. Değişen bir şey yoksa 4, 15 ve 16 numaralı hatayla karşı karşıyaysanız yeni bir BIOS çipi edinin, yok eğer değilseniz zaten yeni bir anakartınız olacağınız için BIOS çipiniz otomatik olarak değişmiş olacaktır.

3, 8 ve 9 numaralı hatalarla baş etmek için öncelikle RAM’lerinizin yerlerine düzgün oturduklarından ve yuvalarla aralarında herhangi bir yabancı maddenin bulunmadığından emin olun. Eğer birden fazla bellek modülü kullanıyorsanız değişik kombinasyonlar deneyin. Hata hala devam ediyorsa belleklerinizi tek tek deneyerek sorunun hangisi/hangilerinde olduğunu bulabilirsiniz.

5, 6 ve 7 numaralı mesajı alıyorsanız, ekran kartınızın yerine iyice oturduğundan ve monitör bağlantısının düzgünce bir şekilde yapıldığından emin olun. Problem sürüyorsa başka bir ekran kartı ile bilgisayarı başlatmayı deneyin. Sonuç alırsanız sizi tebrik ederiz çok yakın bir zamanda yepyeni bir ekran kartınız olacak. Ekran kartlarıyla ilgili alacağınız sesli hata mesajlarının neredeyse tamamı 6 numara olacaktır. Bu nedenle şimdiden “diii di dit dit” sesine alışmanızda fayda var.

11, 13 ve 17 numaralı hatalar için işlemcinizin düzgün bir şekilde takıldığından emin olun. Mümkünse başka bir işlemciyle denemelerde bulunun, sonuç alamazsanız özellikle 17 numaralı hata için anakartınızdan şüphelenin.

Blogger PostDeliciousFacebookFriendFeedGoogle BookmarksTechnorati FavoritesTwitterWordPressShare

Windows 7′yi USB Bellekten Kurun!

Her cepte bir USB belleğin bulunduğu günümüzde bu ufak veri depolarından olabildiğince faydalanıyoruz. CD ve DVD’nin hayatımıza girmesiyle elektronik veri çağında ciddi adımlar atıldı. USB belleklerin 256 GB seviyesine geldiği bu günlerde teknolojinin sınırları zorlanıyor.

USB bellekler hafif olmaları, kapladıkları alan ve taşıma kolaylığı gibi sebeplerle çok tercih ediliyorlar. İşletim sistemi kurmak için bile artık DVD’ye ihtiyacınız bulunmuyor. Birazdan USB bellekten Windows 7 kurulumu yapıyor olacağız. Aslına bakarsak DVD sürücüsü olmayan yeni nesil ultra küçük bir netbook sahibi iseniz bu özellik sizin için mecburiyet anlamı bile taşıyabilir. Şimdi gelin bir göz atalım bu yeniliğe..

Bu işi yapabilmemiz için öncelikle en az 4GB boyutunda bir USB belleğe ihtiyacımız bulunuyor. Bunun yanında bir Windows 7 DVD’sine gerek duyacağız. İlk önce komut satırından yazacağımız bir kaç komut ile USB sürücümüze format atıp onu aktif hale getirmeliyiz.

cmd.exe komut satırı aracımızı yönetici özellikleriyle açıyoruz (Run as Administrator).

win7-1

win7-1

Artık USB belleğimiz NTFS dosya sistemiyle formatlandı ve içine kurulum dosyalarının atılması için hazır hale geldi. O halde Windows 7 DVD’si içerisindeki bütün dosyaları seçerek olduğu gibi USB belleğin içerisine kopyalıyoruz.

win7-2

win7-2

Kopyalama işlemi sona erdikten sonra son bir işlem daha bizi bekliyor. Bu da USB belleğimizi bootable hale getirmek. Bunun için Windows 7 kurulum dosyalarının bulunduğu klasör içerisindeki boot klasörüne girerek aşağıdaki komutu yazıyoruz. Aşağıdaki örnekte benim USB belleğimin sürücü harfi K. Siz kendi harfinizi yazarak devam edebilirsiniz.

win7-3

win7-3

BIOS üzerindeki Boot seçeneklerinden Removable Device Boot seçeneğini ilk sıraya getirdiğimizde USB belleğimiz tanınacak ve kurulum dosyaları kopyalanacaktır. Tıpkı DVD’den kurulum yapar gibi!

win7-4

win7-4

Yazı için Baki Onur Okutucu‘ya teşekkür ederim.

Blogger PostDeliciousFacebookFriendFeedGoogle BookmarksTechnorati FavoritesTwitterWordPressShare

Windows 7 Sürümleri Türkiye Fiyatları (kutu ürünler için)

win7

Microsoft’un bütün dünyada 22 Ekim 2009 tarihi itibarıyla tüketiciyle buluşacak yeni işletim sistemi Windows 7’nin farklı sürümleri için, Türkiye’de önerilen (kutu ürünler için) son kullanıcı liste fiyatları belirlendi. Paralel olarak PC üreticileri ile birlikte OEM Güncelleme Garantisi Programını başlattı.

Windows 7 Sürümleri Türkiye Fiyatları (kutu ürünler için)

Windows 7 Türkiye’de (kutu ürün olarak) Home Basic, Home Premium, Professional ve Ultimate sürümleriyle tüketicilerle buluşacak. Türkiye için açıklanan son kullanıcı liste fiyatlarına (vergiler hariç) göre bu sürümler aşağıdaki gibidir.

Tam Sürüm

Home Basic 123.00 US$

Home Premium 145.00 US$

Professional 236.00 US$

Ultimate 250.00 US$

Dün Microsoft Global tarafından açıklanan listede Windows 7’nin farklı sürümlerinin yurtdışındaki, özellikle de ABD’deki satış fiyatlarını içermektedir. Bu fiyatlar aşağıda görülebilir:

Tam Sürüm Yükseltme Sürümü

Home Premium 199.99 US$ 119.99 US$

Professional 299.99 US$ 199.99 US$

Ultimate 319.99 US$ 219.99 US$

Türkiye’de sadece full versiyonu satışa sunulacak olan Windows 7 sürümleri, ABD full versiyon satış fiyatlarından daha uygun fiyatlarla kullanıcıların hizmetine sunulacaktır.

Windows 7 OEM Güncelleme Garantisi Programı

26 Haziran 2009’dan itibaren “Windows 7 OEM Upgrade Garantisi” programı başlatılmıştır. Buna göre uygun Windows sürümlerini yüklü olarak yeni bilgisayar alan tüketiciler Windows 7’ye ücretsiz* yazılım güncelleme hakkına sahip olacaklardır.

* Microsoft tarafından ücretsiz olarak sağlanmış olan Windows 7 Medya’sı, COA ve ürün anahtarının tüketiciye ulaştırılması için PC Üreticisi tarafından ilave ücretler talep edilebilir.

Bu imkandan sadece aşağıda listelenmiş Windows sürümleri faydalanabilmektedir:

• Windows Vista Home Premium

• Windows Vista Business

• Windows Vista Ultimate

Aşağıda listelenmiş Windows sürümleri ise OEM Güncelleme programı ile GÜNCELLENEMEMEKTE ancak Windows 7 Full Sürüm kutu ürünü ile Windows 7’ye yükseltilebilmektedir:

• Windows Vista Home Basic

• Windows Vista Starter

• Tüm Windows XP Sürümleri

Kaynak : Microsoft Türkiye

Blogger PostDeliciousFacebookFriendFeedGoogle BookmarksTechnorati FavoritesTwitterWordPressShare

Uzak masaüstü lisanslama hatası çözümü

Merhaba,

Sistemci arkadaşların ve uzak masaüstü istemcisi kullanan kişilerin karşısına çıkan bu sorunu çözüyoruz. Aslında bu hatanın sebebi iyi yapılandırılmamış terminal services  licensing’ten kaynaklanmaktadır.

regedit-3

Öncelikle server/client makinede başlat>çalıştır>açılan kutuya regedit komutunu yazarak Enter tuşuna basalım.

Açılan Kayıt defteri düzenleyicisi üzerinde Control(Ctrl)+F  tuş kombinasyonunu kullanarak arama kutucuğunu çağıralım, Arama kısmına mslicensing yazarak ara diyelim.

regedit-1

Arama sonucunda Mslicensing Girdisini bulmuş olduk. Bu girdiye sağ tıklayarak sil diyelim.

regedit-2

Bu işlemden sonra uzak masaüstüne bağlanırken herhangi bir sorunla karşılaşmazsınız.

Not: Bu işlem lisanslama işlemi düzeltilmediğinde 120 gün sonra tekrar sizi uyarmaya ve 120 günden sonra aynı hatayı verme ve bağlanmanıza engel olmaya devam eder.

Blogger PostDeliciousFacebookFriendFeedGoogle BookmarksTechnorati FavoritesTwitterWordPressShare

Microsoft Windows Vista SP2 Türkçe Çıktı !

Microsoft, yaklaşık 1 ay önce 5 dili destekleyen Vista SP2′yi yayınlamıştı. Ve nihayet Türkçe Windows Vista kullanıcıları için de ikinci servis paketi yayınlandı. Yeni servis paketinde bulacağınız geliştirmeler şu şekilde:

Güvenilirlik
• SP1 zamanından beri ortaya çıkan ve sistemde sorun çıkardığı keşfedilen kodlar düzeltiliyor

Performans
• Uykudan uyandıktan sonra kablosuz bağlantılarda ortaya çıkan performans problemleri gideriliyor
• Windows Search 4 sisteme dahil ediliyor ve arama performansı artıyor
• Group Policy entegrasyonu ile indeksleme performansı artıyor
• Sidebar eklentilerindeki RSS performans problemleri çözülüyor

Uyumluluk
• Tüm uyumluluk güncellemeleri Windows Vista SP2 ile tek bir paket içinde geliyor
• Spysweeper ve ZoneAlarm artık POP3 e-posta hesapları ile çalışabiliyor
• Service Pack Clean up tool (Compcln.exe) ile eski dosya sürümlerinin arkalarında bıraktığı disk alanı temizleniyor
• Uyumsuz ve sistemde probleme neden olabilecek aygıt sürücülerine karşı uyarı veriliyor
• Sistem logu geliştirilmiş, sistem daha iyi yönetilebiliyor
Download:
Windows Vista SP2 Türkçe – 32 bit x86
Windows Vista SP2 Türkçe – 64 bit -x64
Windows Vista SP2 ISO (32 ve 64bit)

Not1: Eğer bağlantılara tıkladığınızda hata mesajı alıyorsanız sayfayı yenilemeyi deneyin. Yoğunluk nedeniyle hata ile karşılaşılabiliyor…

Not2: Vista SP2′yi kurabilmeniz için sisteminizde SP1′in kurulu olması gerekiyor. Zira SP2, SP1′den önceki güncellemeleri bünyesinde barındırmıyor.

Not 3: Vista SP2, aynı zamanda Windows Update üzerinden de dağıtılıyor… Update üzerinden alacağınız SP2 boyut olarak indireceğiniz SP2′den muhtemelen daha küçük olacaktır. Yaklaşık 500 MB indirmek istemeyenler bu yolu seçebilir…

Yoğun indirmeler yüzünden site görüntülenmeyebilir. Eğer direkt indirmek isterseniz linkler aşağıdaki gibi:
Windows Vista SP2 Türkçe – 32 bit (x86)
Windows Vista SP2 Türkçe – 64 bit (x64)
Windows Vista SP2 Türkçe (32bit ve 64bit ISO)

Bilgi için: Microsoft
Telefon: (212) 258 59 98 pbx

Blogger PostDeliciousFacebookFriendFeedGoogle BookmarksTechnorati FavoritesTwitterWordPressShare

USB Flash Bellekten Windows XP Kurulumu

Selam arkadaşlar.

Bu yazımızda çok gerekli olan bir durumdan Cd-rom olmayan bilgisayara windows Xp yüklemekten bahsedeceğim. Biliyorsunuz son dönemde Asus EeePc fırtınası kopmuş ve devamında bir çok firma bu akıma ayak uydurup kendi ürünlerini piyasa sürmüştü. Bunun doğal sonucu Usb-Cd rom yada Usb Bellek ile Windows Xp kurma ihtiyacı doğdu. Bu yazımda size MS Windows XP CD’ sinin 2 GB büyüklüğünde bir flash belleğe boot edilebilir olarak nasıl kaydedileceğini anlatacağım.

Gerekli araçlar:

1- MS Windows XP CD’ si

2- En az 1 veya 2 GB büyüklüğünde flash bellek

3- Buradan indireceğiniz Usb Boot paketi

Öncelikle Windows XP CD’ mizi ve USB Flash belleğimizi bilgisayarımıza takıyoruz. Sonra da indirdiğimiz script paketinin içinden usb_boot klasörünü sürükleyerek masaüstüne çıkartıyoruz. Çıkardığımız klasör içerisinde bulunan usb_preb8.cmd komut dosyasına çift tıklayarak işlemlere başlıyoruz. Karşımıza çıkan DOS ekranını herhangi bir tuşa basarak geçiyoruz.

petousb

Karşımıza PeToUSB programı çıkıyor.  Daha önceden bilgisayara taktığım USB belleği I: sürücü harfiyle görüyor. Bu kısımda dikkat etmemiz gereken “Enable Disk Format” “Quick Format” ve “Enable LBA (FAT 16X)” seçeneklerini işaretleyip herhangi bir drive label vermek. Daha sonra start diyerek devam edeceğiz. İşleme devam edip etmeyeceğimizi soruyor , devam ediyoruz. Usb belleğimizin formatlanacağı uyarısı veriyor buna da evet diyerek devam ediyoruz. Formatlama sonrası işlemin hatasız gerçekleştiğine dair bir uyarı alacaksınız onaylayıp devam ediyoruz. Ancak PeToUSB programının penceresini kapatmıyoruz.

dos-komut

Çalıştır satırına “cmd” yazarak yeni bir DOS ekranı açıyoruz. sırasıyla “cd desktop”, “cd usb_boot” komutlarıyla script paketinin olduğu dizine geliyoruz. “bootsect.exe /nt52 I:” komutunu yazıyoruz. (Benim USB Flash belleğimi belirten sürücü I: olduğu için böyle yazdım siz kendi sürücünüzü yazın. G: sürücüsü için örnek: “bootsect.exe /nt52 G:”

Eğer komutu doğru klasör içinde doğru şekilde girdiyseniz “Bootcode was successfully updated on all targeted volumes.” yazısını görmelisiniz. Artık “cmd” komutuyla açtığımız pencereyi ve PeToUSB programını kapatabiliriz.

Programı kapattığımızda aşağıdaki resimdeki gibi bir ekran karşınıza gelmiş olmalı;

dos-komut-2

1 yazıp enter tuşuna basıyoruz.  Windows XP CD’ sinin nerede olduğunu belirtmemiz için bir pencere açılıyor ve seçip ok diyoruz. 2 yazarak enter tuşuna basıyoruz. Script paketi bilgisayarımızda sanal bir sürücü oluşturmak için bizden bir harf atamamızı istiyor. Bilgisayarınızda bulunmayan bir sürücü harfi atayabilirsiniz , ben “Y: ” diyerek devam ediyorum. 3 yazıp enter tuşuna basıyoruz. Bize Windows XP dosylarını atacağımız USB Flash Belleğin harfini soruyor. Benim bilgisayarımda I: sürücüsü olarak tanımlı, siz de kendi sürücü harfinizi girerek enter tuşuna basıp devam edebilirsiniz. 4 yazıp enter tuşuna basıyoruz. Bize oluşturacağı sanal sürücüyü formatlamayı isteyip istemediğimize dair bir soru soruyor. “y” yazıp enter tuşuna basıyoruz ve format işlemi başlıyor. Format işlemi ayrıntıları listeleniyor herhangi bir tuşa basarak devam edebiliriz. Dosyalar sanal sürücüye kopyalanıyor. Sanal sürücüye kopyalama bittiğinde dosyaların flash belleğe kopyalanmasına başlamasına hazırlık için herhangi bir tuşa basmanız yeterli. Sanal sürücü içerisinden Flas belleğe dosyaların kopyalanması için bizden onay istiyor ve 15 dakika gibi süre tutacağına dair uyarıyor “yes” diyerek onaylıyoruz. USB bootable harddisk için “yes” Mixed SATA/PATA konfigürasyonu için “no” yu seçmelisiniz. “yes” diyerek devam ediyoruz.

İşlem sonrası bize oluşturduğu sanal sürücüyü çıkarmak isteyip istemediğimizi soruyor “yes” diyerek devam ediyoruz. USB’ den yapılacak kurulumla ilgili ingilizce açıklamalar geliyor. Herhangi bir tuşa basarak devam edebiliriz. Script paketinin son ekranına geliyoruz. Sonlandırmak için herhangi bir tuşa basmanız yeterli.

Bu işlemler esnasında USB flash belleğinizi USB yuvasından çıkartmayın. Aynı şekilde işlemler bittikten sonra Windows XP kurulumu esnasında USB flash belleğinizi USB yuvasından çıkarmamanız gerekmekte. Son olarak kurulum yapacağınız bilgisayarın BIOS ayarlarından first boot device seçeneğini USB yapmayı unutmayın.

Blogger PostDeliciousFacebookFriendFeedGoogle BookmarksTechnorati FavoritesTwitterWordPressShare

Dinamik DNS ile evdeki bilgisayarınıza heryerden ulaşın.

ADSL başvurusu yaptığımızda genelde “statik IP” istemediyseniz, IP numaranız dinamik olarak gelir. Bunun anlamı, IP numaranızın servis sağlayıcı tarafından her modem resetlendiğinde veya belirli aralıklarla değiştirileceği ve  her yeni bağlantı kuruluşunda farklı bir IP numarası alacağınızdır. Statik IP sahibi olmanız durumunda -ki bu ek ücrete tabi- dışarıdan evinizdeki bilgisayar(lar)ınıza ulaşmak için aldığınız IP numarasını kullanırsınız. Dinamik IP kullanıcısıysanız böyle bir şansınız yok çünkü herhangi bir zamanda IP’nin ne olduğunu bilmiyorsunuz. Bu durumda ev ağınıza ulaşmak için hiç değişmeyen başka bir tür “adres”  yani sabit IP kullanmak zorundasınız.

Modeminizde varsa muhtemelen görmüş olduğunuz “Dynamic DNS” işte buna yarıyor. Deneme yaptığım modemde  (Airties RT-205 ) DynDNS olduğu için bu servisi kullandım. Yoksa ücretli ya da ücretsiz başkalarına da rastlayabilirsiniz. Önce gidip üye olun. Sonra Üye giri yaptıktan sonra açılan pencerede My hosts altında add new hostname tanımlıyoruz. Host name olarak istediğiniz bir adı yazıp yan menüden dilediğiniz uzantıyı seçiyoruz. Wildcard kutusunu işaretleyip Host whit Ip adress seçiliyken ip adresimizi belirliyoruz yada use auto detected ip adress e tıklayarak otomatik ip alabiliriz. Create host’a tıklayarak ayarlarımızı kaydediyoruz. Bundan sonraki işlemler modem üzerinden yapılacak.

Yeni bir sayfa açarak modem arayüzünü açalım. Sol menüde DDNS sekmesine tıklayıp ddns ayarları’na tıklayalım. Açılan sayfada ddns istemcisini işaretleyip DynDNS ten az önce aldığımız hesap ayarlarını gerekli yerlere girip kaydediyoruz. Sistemin aktif olması birkaç dakika sürebilir. Evet bu işlemlerden sonra yapabileceklerimiz şunlar;

Evinizde web sunucu kurabilir ve bantgenişliğiniz yettiği kadar kullanabilirsiniz.

Uzak masaüstü ,  ssh, telnet gibi bir sunucu servisi kullanarak evinizdeki ya da istediğiniz başka bir yerdeki sistemleri yönetebilirsiniz.

Evinizdeki dosyalara ulaşabilmek için dosya sunucusu niyetine kullanabilirsiniz. Evinize Ip cam kurarak biz evde yok iken neler olup bittiğini izleyebiliriz. (Bu Konuda yeni makale yazıyorum )

Bu listeyi istediğimiz gibi uzatabiliriz.

DynDns hizmetini kurduk ayarlarımızı yaptık , işimiz burada bitmiyor tabii öncesinde port yönlendirme yapalım ki web server,ip cam gibi kaynaklara ulaşabilelim.

Port Yönlendirme;

Önceki makalemde yazmıştım fakat burada tekrar değinmek istiyorum.

Yönlendirici (Router) özellikli modemler, birden fazla bilgisayarı İnternete çıkarmak için NAT kullanır. Açılımı Network Address Translation tanımı olan NAT, sadece sizin bilgisayarınızdan daha önce yapılmış bir isteğe cevap olarak gelen veriyi sizin bilgisayarınıza aktarır. Eğer dışarıdan gelen bir bağlantı isteği modeminizden yönlendirilmediyse aktarılmaz ve “düşürülür”.

Ancak bazı durumlarda dışarıdan gelen paketlere izin vermek, hatta bunları “yönlendirmek” gerekir. Evinizde bir Ip cam  sisteminiz var ve siz ev dışından izlemek  istiyorsunuz diyelim.  Ip cam sisin verdiğiniz herhangi bir port numarası sayesinde dış dünyaya açılır hale gelir. Nasıl yapılır ;

Kullandığımız modem Airties demiştik ve modem arayüzüne girelim,sol menüden NAT bağlığı altında port yönlendirme’ye tıklayalım. Şekildeki gibi yönlendirmek istediğimiz çağrıları modem üzerinden tanımlı ip adresine yönlendirme işlemini yapıyoruz.

port-yonlendirme

Görüldüğü gibi Real VNC programına ve Ip kameraya port vermiş durumdayım. Bundan sonra kaydedip routing işlemine geçiyoruz. Yan menüden ROUTING tabı altında static routing’e girelim.

routing

Şekilde görüldüğü gibi ayarlarımızı yapalım ki dışarıdan gelen çağrılar hedefteki adreslere ulaşabilsinler.

Farklı Markalarda Nasıl Yapılacak?

Biz yazımızda Airties kullandık ama her markada port yönlendirme farklı menüler altından yapılıyor. Farklı markalar için genelde hangi menü altından yapıldığını aşağıda yazıyor. Markaların kendi içindeki farklı modellerinde de bu isimlendirme farklılık gösterebilir, bilginiz olsun.

USRobotics

9108‘de NAT altından Virtual Server, 9113 ve 9106‘da Security altından Virtual Servers.

ASUS

AAM6020VI modelinde Advanced sayfasında Port Forwarding.

DLink

DSL-500 modelinde Port Redirection

Thomson SpeedTouch

Toolbox altında, Games and Application Sharing.

Zoom

X4 için Advanced Setup altında, Virtual Server denetimi.

Philips

SNA6500 İngilizce sürümü için Advanced Settings’e tıklayın. Uyarıyı onayladıktan sonra NAT altında, Virtual Server girdisini göreceksiniz.

Pikatel

AirPlus için Gelişmiş altında Sanal Sunucular. Combo Max için NAT altında Sanal Sunucu.

Linksys

WAG300N ve WAG54GS modellerinde Applications and Gaming sayfası altında.

Blogger PostDeliciousFacebookFriendFeedGoogle BookmarksTechnorati FavoritesTwitterWordPressShare

32 Bit İşletim Sistemlerinde 4 Gb Ram kullanma

Merhaba !

Günümüzde artan ram ihtiyacı 32 bit işletim sistemlerinde büyük ram miktarlarını karşılayamaz duruma gelmiştir. Bu makalemizde Windows XP işletim sisteminde 4GB ram’i nasıl kullanacağımızı anlatacağım.

Microsoft Windows Vista’ ta durum Service Pack 1 (SP1) ile düzeltilmiş durumda. Öncelikle bazı kavramlardan bahsetmek gerekir. Neden 4 GB rami 3,25 veya 3,70 görürüz buna cevap verelim.

4 GB  görüntüleyememenin sebebi  kullandığınız parçaların (NIC, VGA ve sistemdeki her türlü bileşen, bunu Device Manager/Aygıt Yöneticisi kullanarak görebilirsiniz) fiziksel bellekte belli bir alanı kendilerine ayırmak zorunda olmasıdır. 4 GB raporlanan bir belleğin normalde 32 Bit işletim sistemlerinde 3.1 GB, 3.2 GB, 3.7 GB. gibi görünmesi normaldir. PAE ile bu değer 4 GB.’a çıkarılabilir ama garantisi yoktur.

Fiziksel Adres Uzantısı (PAE) X86, Intel Pentium Pro veya daha sonraki bir işlemci ve 4 gigabayt’tan (GB) fazla fiziksel belleğe sahip bir bilgisayardaki Adres Pencereleme Uzantıları (AWE) API kümesini kullanan yazılımın, uygulamanın sanal adres alanına daha çok fiziksel bellek eşleyebilmesine olanak verir.

Yalnızca belirli donanımlar PAE X86′yı destekler, bu nedenle bu özellik, işletim sistemi ilk kez yüklenirken etkinleştirilmez.

Nasıl yapılır ;

İlk olarak C:boot.ini ‘yi açıyoruz ve karşımıza metin belgesi geliyor, belge içeriği şöyle;

multi(0)disk(0)rdisk(0)partition(1)WINDOWS=”Micros oft Windows XP Professional” /noexecute=optin /fastdetect

Bunun sonuna PAE ekliyoruz ve ;

multi(0)disk(0)rdisk(0)partition(1)WINDOWS=”Micros oft Windows XP Professional” /noexecute=optin /fastdetect /PAE

İşletim sistemimiz bu işlemden  sonra 4 Gb rami adresleyebilir duruma geliyor. Şahsi kanaatim artık X64 bit işletim sistemlerine yavaş yavaş geçmekten yana çünkü hem hız hem de sektörün artık 64 bit yazılımlara kaydığı görülüyor.

Blogger PostDeliciousFacebookFriendFeedGoogle BookmarksTechnorati FavoritesTwitterWordPressShare

Microsoft Windows Server 2008 R2 RC

server-2008-r2

 Microsoft, Windows’un masaüstü ve sunucu sürümlerini birbirleriyle paralel biçimde geliştirir. Bir sonraki Windows Server, yani Windows 7′yi baz alan sürüm Windows Server 2008 R2 olacak. Server’ın 2010′da Windows 7 ile beraber piyasaya çıkması bekleniyordu fakat son gelen haberler bu ikisinin çıkış tarihinin çok daha yakın olduğunu ortaya çıkardı. Microsoft yeni sunucu sürümünde 32-Bit dünyası ile olan ilişkisine son çizgiyi koyuyor; R2 sadece 64-Bit sürüm olarak sunulacak. Bu sayede standart sürümde bile 32 GB RAM’e erişilebiliyor. Bunu yeterli bulmayanlar 2 TB’a kadar bellek adresleyebilen Datacenter Edition’u tercih edebilir.

Download : Windows Server 2008 RC

Blogger PostDeliciousFacebookFriendFeedGoogle BookmarksTechnorati FavoritesTwitterWordPressShare

Intel ISEF’te Türkiye’nin genç bilimcilerine büyük ödül

intel-logo

Intel’in her yıl düzenlediği Intel Uluslararası Bilim ve Mühendislik Fuarı (ISEF), bu yıl 10-15 Mayıs tarihleri arasında ABD’nin Nevada eyaletindeki Reno kentinde düzenlendi. Yaklaşık 50 ülke ve bölgeden fikirlerini paylaşmak, son teknolojilere dayanan projelerini göstermek, 4 milyon dolarlık burs ve ödüller için yarışmak üzere bin 500′den fazla genç bilimciyi bir araya getiren ve dünyanın en büyük üniversite öncesi bilim yarışması olan ISEF’te Takım Projeleri Büyük Ödülü’nü, yarışmaya Türkiye adına katılan İstanbul Erkek Lisesi’nden Murat Aslan ve Erdem Başeğmez kazandı.

Tüm dünyadan genç bilimciler buluşturan yarışmada Türkiye’yi, birlikte geliştirdikleri “Nikel-Titanyum Alaşımını Kullanarak Hareket-Denge Sistemleri Geliştirilmesi ve Sistemlerin Etkilerinin Karşılaştırılması” isimli projeleriyle Fizik dalında temsil eden Murat Aslan ve Erdem Başeğmez, Büyük Ödül’ü aldı. Türkiye’yi bu yıl Intel ISEF’te temsil eden projeler, ülke çapında 12 bölge merkezine yapılan toplam 1925 başvuru arasından, farklı üniversitelerden öğretim üyelerinin oluşturduğu jüriler tarafından seçildi.

Blogger PostDeliciousFacebookFriendFeedGoogle BookmarksTechnorati FavoritesTwitterWordPressShare

Microsoft Hotmail POP3 Desteği Türkiye de…

hotmail-pop3

Hotmail, POP3 desteğini tüm kullanıcılara açtı. Ayarların nasıl yapılacağı burada. Hatırlarsanız Microsoft Windows Live Hotmail kullanıcıları için POP3 desteğini Ocak ayında açmaya başlamıştı ancak bu destek sadece birkaç ülkede (İngiltere, Kanada, Avusturya, Fransa, Japonya, İspanya, Almanya, İtalya ve Hollanda ) vardı.  Destek verilen ülkeler arasında maalesef Türkiye yoktu.

Microsoft, bu desteği artık tüm kullanıcılar için açtı. Daha evvel, POP3 desteği için kullanıcılar yıllık 19$ ödemek zorundaydı.

Ayarlar şöyle:

POP sunucu: pop3.live.com
POP SSL: Evet
Kullanıcı adı: Örneğin: adiniz@hotmail.com Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Şifre: E-posta şifreniz
SMTP sunucu: smtp.live.com
Authentication required? Evet (kullanıcı adı ve şifreniz ile aynı)
TLS/SSL gerekli mi? Evet

Bir yanlışımız yoksa, POP3 desteğine ek olarak IMAP desteği yok görünüyor.

Cep telefon kullanıcıları mobil tarayıcıları ile erişmek istediklerinde ise http://mobile.live.com adresini kullanabiliyorlar.

Blogger PostDeliciousFacebookFriendFeedGoogle BookmarksTechnorati FavoritesTwitterWordPressShare

Microsoft Exchange 2010 Beta Yayınlandı…

 exchange-logo

Bir çok yeni özelliği ile birlikte gelen Exchange 2010 beta download’a hazır.

 

Sistem Gereksinimleri

· Desteklenen İşletim Sistemleri: Windows Server 2008; Windows Vista 64-bit Editions Service Pack 1

· Yönetim Araçları için desteklenen işletim sistemleri:

The 64-bit editions of Microsoft® Windows Vista® SP1 or later, or Windows Server® 2008.

· Sunucu – x64 architecture-based computer with Intel processor that supports Intel 64 architecture (formerly known as Intel EM64T) or AMD processor that supports the AMD64 platform

Exchange Server 2010 Beta için Ek bileşenler;

· Memory – Minimum of 4 gigabytes (GB) of RAM per server plus 5 megabytes (MB) of RAM recommended for each mailbox

·  Disk space

o  At least 1.2 GB on the drive used for installation

o  An additional 500 MB of available disk space for each Unified Messaging (UM) language pack that you plan to install

o  200 MB of available disk space on the system drive

·  Drive – DVD-ROM drive, local or network accessible

·  File format – Disk partitions formatted as NTFS file systems

·  Monitor – Screen resolution 800 x 600 pixels or higher

Diğer gereksinimlere gelince;

-  Microsoft. Net Framework 3.5 (.Net Framework 1.1 de gerekiyor

-  Windows PoweShel v2

-  Windows Remote Management (WinRM) (KB950099)

-  ExBPA

-  KB950888 yüklenmeli

-  KB951725

-  FilterPack x64

http://www.microsoft.com/exchange/2010/en/us/default.aspx

http://technet.microsoft.com/tr-tr/exchange/2010/default(en-us).aspx

Blogger PostDeliciousFacebookFriendFeedGoogle BookmarksTechnorati FavoritesTwitterWordPressShare

SQL Dili – 3

PHP3 ve PostgreSQL ile Örnekler

Şimdi de PHP3 ile PostgreSQL Veri Tabanına nasıl ulaşabileceğinizi bir telefon rehberi hazırlayarak örnekleyeceğiz.

Önce Veri Tabanını hazırlayalım. Veri Tabanı şemasını oluşturacak olan SQL betiği aşağıdadır. Bu betiği rehber.sql adıyla kaydedin:

create table telefonlar (
                    adi char(40) not null,
                    tel char(15) not null,
                    eposta char(60)
);
 
create index adi_ndx on telefonlar using hash (adi);
create index tel_ndx on telefonlar using hash (tel);
create index eposta_ndx on telefonlar using hash (eposta);
 

Yukarıdaki SQL betiğini psql ön ucunda i rehber.sql komutu ile çalıştırın.

Aşağıdaki HTML kodunu kayitekle.html olarak kaydedin. HTML kodunun altındaki görüntü HTML kodunun WEB tarayıcı tarafından görüntülenmiş şeklidir. Görüntüden de anlaşıldığı gibi aşağıdaki HTML kodu uygulamamızın Veri Tabanına yeni kayıt ekleme arayüzüdürdır.

 
<HTML>
<HEAD>
<TITLE>Telefon Rehberi</TITLE>
</HEAD>
<BODY BGCOLOR="#440033" TEXT="#FFFF00">
<FONT FACE="Arial Tur, Helvetica" SIZE=5>
Adres - Telefon Rehberi
</FONT>
<P>
 
<FORM ACTION="kayitgir.php3" METHOD=post>
<TABLE>
<TR>
<TD><FONT FACE="Arial Tur, Helvetica">
Adı Soyadı
</FONT></TD>
<TD>
<INPUT TYPE=text NAME=ad SIZE=30 MAXLEGTH=40>
</TD>
</TR>
 
<TR>
<TD><FONT FACE="Arial Tur, Helvetica">
Telefon Numarası
</FONT></TD>
<TD>
<INPUT TYPE=text NAME=tel SIZE=30 MAXLEGTH=15>
</TD>
</TR>
 
<TR>
<TD><FONT FACE="Arial Tur, Helvetica">
E-Posta Adresi
</FONT></TD>
<TD>
<INPUT TYPE=text NAME=eposta SIZE=30 MAXLEGTH=60>
</TD>
</TR>
 
<TR>
<TD>
 
</TD>
<TD>
<INPUT TYPE=submit VALUE="Kaydı Gir">
<INPUT TYPE=reset VALUE="Formu Temizle">
</TD>
</TR>
 
</TABLE>
</FORM>
 
</BODY>
</HTML>
 

Yukarıdaki HTML kodunda tanımlı Form “Kaydı Gir” düğmesine tıklanarak kayitgir.php3 programına iletildiğinde aşağıdaki PHP3 kodu çalışır.

 
 
<HTML>
<HEAD>
<TITLE>Telefon Rehberi</TITLE>
<HEAD>
<BODY BGCOLOR="#440033" TEXT="#FFFF00">
<FONT FACE="Arial Tur, Helvetica" SIZE=5>
Adres - Telefon Rehberi
<FONT>
<P>
 
<?PHP
 
# Veri Tabanına bağlantı
$conn = pg_connect("dbname=rehber host=dbserver.domain port=6895 user=postgres password=userpass");
 
if(!$conn) {
                    echo "HATA 1000: Veri Tabanına bağlantı kurulamadı<BR>n";
                    echo "</BODY>n";
                    echo "</HTML>n";
                    exit;
}
 
# gerekli argümanların iletilmiş olup olmadığı denetimi
if(!isset($ad) || !isset($tel) || !isset($eposta)) {
                    echo "HATA 1001: Argümanlar eksik iletildi.<BR>n";
                    echo "</BODY>n";
                    echo "</HTML>n";
                    exit;
}
 
$result = pg_exec("begin");            # transaction başlangıcı
 
$ad = addslashes($ad);                    # SQL'deki özel karakterlerin özel anlamını kaldırır
$tel = addslashes($tel);
$eposta = addslashes($eposta);
 
$sorgu = "insert into telefonlar (adi, soyadi, eposta) " .
                     "values ('$ad', '$tel', '$eposta')";
 
$sonuc = pg_exec($conn, $sorgu); # sorgu işletilir.
 
if(!$sonuc) {
                    echo "HATA 1002: Kayıt Veri Tabanına girilemedi.<BR>n";
                    echo "</BODY>n";
                    echo "</HTML>n";
                    $sonuc = pg_exec($conn, "abort"); # transaction iptali
                    $sonuc = pg_exec($conn, "rollback");
                    pg_colse($conn);
                    exit;
}
 
if(!pg_cmdTuples($sonuc)) { # Sorgu sonucu etkilenen satır sayısı
                    echo "HATA 1003: Kayıt Veri Tabanına girilemedi.<BR>n";
                    echo "</BODY>n";
                    echo "</HTML>n";
                    $sonuc = pg_exec($conn, "abort"); # transaction iptali
                    $sonuc = pg_exec($conn, "rollback");
                    pg_colse($conn);
                    exit;
}
 
$result = pg_exec("commit");         # transaction'ın işletiliyor
$result = pg_exec("end");               # transaction tamamlandı
 
pg_close($conn);
 
echo "Yeni kayıt başarı ile eklendi.<BR>n";
 
?>
 
</BODY>
</HTML>
 
Blogger PostDeliciousFacebookFriendFeedGoogle BookmarksTechnorati FavoritesTwitterWordPressShare

SQL Dili – 2

PostgreSQL’in Çalıştığı İşletim Ortamları

PostgreSQL VTYS günümüzde birçok işlemci (RS6000, x86, m88k, Alpha, MIPS, Sparc, m68k, VAX) ve işletim sistemine (linux 2.0.x, linux 2.2.x,AIX, mklinux, DGUX, FreeBSD, OSF1, Solaris…) başarıyla taşınabilmiştir.

PostgreSQL’i Derleme, Kurma ve Çalıştırma

PostgreSQL’i derleyebilmek için sisteminizde bazı gereksinimlere ihtiyacınız olacak. Bunlar: ANSI C derleyicisi (gcc), GNU make, flex 2.5.2 veya üst sürümü ve son olarak byacc.

PostgreSQL kaynak paketinin açılması:

# cd /usr/src
# tar zxvf postgresql-v6.5.2.tar.gz

Derleme öncesi hazırlık: postgres kullanıcısının yaratılması, kaynak kod ve kurulum dizinlerinin hazırlanması:

# useradd -g users -m -d /home/pgdata -c 'PostgreSQL DBA' postgres
# chown -R postgres:users /usr/src/postgresql-6.5.2
# chown -R postgres:users /usr/local/pgsql
# su - postgres

Bundan sonraki işlemler postgres kullanıcısı olarak yapılacaktır. Derlemek için önce configure betiğini çalıştırarak derleme öncesi son yapılandırmayı tamamlamalısınız.

$ cd /usr/src/postgresql-6.5.2
$ ./configure --prefix=/usr/local/pgsql --enable-locale
$ gmake
$ gmake install

Veri Tabanını Tutucu Alanın Hazırlanması

Paylaştırılmış Nesnelerin (Shared Objects) sisteme dahil edilmesi:

$ exit
# echo '/usr/local/pgsql/lib' >> /etc/ld.so.conf
# ldconfig
# su - postgres

Veri Tabanı tutucu alanın hazırlanması

$ export PATH=$PATH:/usr/local/pgsql/bin
$ initlocation /home/pgdata

Şablon veri tabanının yaratılması

$ initdb --pgdata=/home/pgdata --pglib=/usr/local/pgsql/lib

PostgreSQL’de Türkçe Dil Desteği

Türkçe dil desteği Türkçe Alfabe sırasına uygun sıralamayı ve harfleri küçük harfe veya büyük harfe sorunsuz dönüştürmeyi kapsar. PostgreSQL VTYS bu desteğini işletim sisteminden alır.

Türkçe dil desteğinin etkinleştirilmesi için postgreSQL için bir betik hazırlayalım. Bir düz metin düzenleyicisi ile bir kabuk betiği oluşturalım.

$ vi /usr/local/pgsql/bin/postgresql.sh
--------------------------------------
#!/bin/sh
export LANG=tr
export LC_CTYPE=tr
export LC_COLLATE=tr_TR
export PATH=/usr/local/pgsql/bin:$PATH
rm -f /tmp/.s.PGSQL.5432
postmaster -i -p 5432 -S -D/home/pgdata
--------------------------------------
$ chmod 755 /usr/local/pgsql/bin/postgres.sh

Çalıştırma betiğini sistem açılış betiklerinin içine eklemeliyiz. Bunun için düz metin düzenleyiciniz ile /etc/rc.d/rc.local betiğini açın:

vi /etc/rc.d/rc.local
------------------------------------
echo "PostgreSQL VTYS baslatiliyor..."
su - postgres -c "/usr/local/pgsql/bin/postgresql.sh"
echo "PostgreSQL VTYS baslatildi."
-----------------------------------

PostgreSQL Ön Ucu

Veri Tabanı Yönetim Sistemlerinin yönetimi genelde VTYS ile birlikte gelen ön uç ile yapılır. Bu yönetim hem Veri Tabanlarının hem de verinin yönetimini kapsar. PostgreSQL VTYS ile gelen ön uç psql‘dir.

psql ile Veri Tabanlarına bağlantı:

  • Yerel Veri Tabanına geçerli kullanıcı kimliği ile erişim:
    psql -d vtadı
  • Yerel Veri Tabanına geçerli kullanıcı kimliği dışında bir kimlikle erişim:
    psql -u -d vtadı
  • Uzak Veri Tabanına geçerli kullanıcı kimliği dışında bir kimlikle erişim:
    psql -u -h bilgisayaradı.alanadı -d vtadı
  • Uzak Veri Tabanına geçerli kullanıcı kimliği dışında bir kimlikle ve varsayılan port numarası dışındaki bir porttan erişim:
    psql -u -h bilgisayaradı.alanadı -p 7386 -d vtadı

psql’in başlıca komutları:
psql’de komutlar ile başlar.

  • l
    PostgreSQL Veri Tabanı Yönetim Sistemi üzerindeki tüm Veri Tabanlarını listeler.
  • d
    Bağlı bulunan Veri Tabanındaki tüm kullanıcı tablo, indis ve serileri listeler.
  • z PostgreSQL VTYS’deki tüm veri tabanlarının erişim haklarını gösterir
  • h SQL deyimleri hakkında yardım verir
  • ? psql ön ucunun komutları hakkında yardım verir

DBA (DataBase Administrator) Kimdir?

Veri Tabanını oluşturan, bakımını yapan ve çevrim içi kalmasından sorumlu kişidir. PostgreSQL VTYS’de bu kişi Veri Tabanını initlocation ve initdb programlarını kullanarak oluşturan kişidir. Yani postgres kullanıcısıdır. Bu kişi VTYS’de tanımlı tüm Veri Tabanları üzerinde en üst düzey yetkiye sahiptir, Veri Tabanı kendisinin olmasa bile. Veri Tabanı Yönetim Sistemindeki diğer tüm kullanıcıları DBA ya da DBA’ın yetki verdiği kullanıcılar yaratır ve erişim yetkilerini verir.

template1 Veri Tabanı

template1 Veri Tabanı şablon Veri Tabanıdır. Yeni yaratılan tüm Veri Tabanları, template1 Veri Tabanı içinde tanımlı tüm kullanıcı tablo, indis ve serilerini buradan oluşturur. initlocation ve initdb programları çalıştırıldıkları anda template1 Veri Tabanı oluşur.

Örnek Bir Veri Tabanının Yaratılması

psql’de SQL Deyimi ile

Kabukta PostgreSQL ile gelen araçları kullanarak

Örnek Bir Veri Tabanı Kullanıcısının Yaratılması

psql’de SQL Deyimi ile

Kabukta PostgreSQL ile gelen araçları kullanarak

Kullanıcı Yetkilerinin Tanımlanması

Erişim Yapılandırması

PostgreSQL VTYS’de erişim yapılandırması pg_hba.conf dosyası ile yapılır. pg_hba.conf dosyası Veri Tabanı Tutucu Alanın kökünde yer almaktadır. Erişim denetim mekanizmalarında değişiklik yapmak için bu dosyayı düz metin düzenleyici ile düzenlemeniz ve PostgreSQL çok kullanıcılı ard ucunu yeniden başlatmanız yeterlidir.

pg_hba.conf dosyasında 3 çeşit satır bulunur:

  • # ile başlayan satırlar açıklama satırıdır, PostgreSQL tarafından göz ardı edilir.
  • local vtadı | all doğrulama [argüman]
  • IP_adres vtadı | all doğrulama [argüman]

Örnekler:

  • local all ident sameuser
  • local denemevt trust
  • 192.168.0.23 denemevt crypt
  • 192.168.0.0 geçicivt trust

Yedekleme ve Geri Yükleme

PostgreSQL VTYS’deki bir Veri Tabanını yedeklemek için pg_dump araç programı kullanılır. Bu programa verilebilen bazı argümanların anlamları:

-a Sadece veriyi döker.
-d dökümü SQL insert deyimleri olarak yapar.
-f dosya.sql dökümü dosya.sql dosyasına yazar.
-u farklı bir kullanıcı kimliği ile döküm alma.
-h uzak Veri Tabanının bilgisayar adresi.
-s sadece Veri Tabanı şemasını alır, veriyi dökmez.
-p uzak Veri Tabanına varsayılandan farklı bir porttan bağlantı kurar.

  • $ pg_dump -a -d -f denemevt.sql denemevt
    denemevt veri tabanındaki veriyi insert SQL deyimleri olarak denemevt.sql dosyayısına döker.
  • $ pg_dump -h bilgisayar.adresi -p 6789 -u -d -f denemevt.sql denemevt
    bilgisayar.adresi bilgisayarı üzerindeki denemevt Veri Tabanına, 6789 numaralı porttan bağlanır ve Veri Tabanı şeması ile veriyi SQL deyimleri olarak denemevt.sql dosyasına yazar.

Geri yükleme işlemi psql ile yapılmaktadır. psql’e i dosya.sql komutunu verdiğimizde, dosya.sql dosyasından tüm SQL deyimlerini okur ve işletir. Bu şekilde pg_dump ile yedeklemiş olduğumuz Veri Tabanına geri dönmüş oluruz.

Blogger PostDeliciousFacebookFriendFeedGoogle BookmarksTechnorati FavoritesTwitterWordPressShare

SQL Dili – 1

Bilgisayar ortamında veri saklama ve erişiminde geçmişten günümüze insanoğlu değişik yöntemler, yaklaşımlar kullanmıştır. Bunlardan Gelenksel Yaklaşım (Dosya – İşlem Sistemi) verileri ayrı ayrı dosyalarda gruplamaya dayanır. Bir biriyle ilgili olan ve aynı gruba dahil olan veriler bir dosyada, bir başka gruba dahil olan veriler de başka bir doyada tutulurdu. Geleneksel Yaklaşımın birçok sakıncası vardır ve bu sakıncaların beraberinde getirdiği sorunların üstesinden gelebilmek için de Veri Tabanı Yaklaşımı zamanla Geleneksel Yaklaşımın yerini almıştır.

Geleneksel Yaklaşımın (Dosya – İşlem Sistemi) Sakıncaları

  • Veri tekrarı ve veri tutarsızlığı
  • Verinin paylaşılamamsı
  • Uygulamalardaki her yeni gereksinimin ve değişikliğin yalnız uzman kişiler tarafında karşılanabilmesi
  • Veriye erişim ve istenen veriyi elde etme güçlükleri
  • Karmaşık veri saklama yapıları ve erişim yöntemlerini bilme zorunluluğu
  • Bütünlük (integrity) sorunları
  • Güvenlik, gizlilik sorunları
  • Tasarım farklılıkları, standart eksikliği
  • Yedekleme, yeniden başlatma, onarma gibi işletim sorunları

Veri Tabanı Yaklaşımının Yararları

  • Ortak verilerin tekrarının önlenmesi; verilerin merkezi denetiminin ve tutarlılığının sağlanması
  • Veri paylaşımının sağlanması
  • Fiziksel yapı ve erişim yöntemi karmaşıklıklarının, çok katmanlı mimarilerle kullanıcılardan gizlenmesi
  • Her kullanıcıya yalnız ilgilendiği verilerin, alışık olduğu kolay, anlaşılır yapılarda sunulması
  • Sunulan çözümleme, tasarım ve geliştirme araçları ile uygulama yazılımı geliştirmenin kolaylaşması.
  • Veri bütünlüğünün için gerekli olanakların sağlanması, mekanizmaların kurulması
  • Güvenlik ve gizliliğin istenilen düzeyde sağlanması
  • Yedekleme, yeniden başlatma, onarma gibi işletim sorunlarına çözüm getirilmesi

SQL – Tarihçe

Veri Tabanı Yaklaşımı ile birlikte bir veri sorgulama diline veya aracına ihtiyaç duyulmuştur. İlk başta matematiksel bir sözdizimine sahip olan SQUARE adlı bir dil geliştirilimiştir. Geniş kullanıcı kitleleri tarafında kolay kullanılabilmesi için matematiksel söz dizimli SQUARE dilinden vazgeçilerek, İngilizce’ye benzer sözdizimine sahip bir dil oluşturulmuş ve SEQUEL (Structured English QUEry Language) olarak adlandırılmıştır. Daha sonra da bu SEQUEL dili, İngilizce söylenişine paralel olarak SQL olarak adlandırılmıştır.

SQL dili ilişkisel alanda büyük ilgi görmüş ve İlişkisel Veri Tabanı Yönetim Sistemlerinin (VTYS) tümünde yer alan atandart dil görünümü kazanmıştır. Bu nedenle Veri Tabanı konusunda çalışan tüm bilişim teknik personeli tarafından bilinmesi gereken bir dil konumundadır.

SQL – Veri Tanımlama Olanakları

SQL veri tanımlama deyimlerinden başlıcaları şunlardır:

CREATE TABLE

ALTER TABLE

DROP TABLE

CREATE VIEW

DROP VIEW

CREATE INDEX

DROP INDEX

CREATE TABLE

CREATE TABLE tablo_adı
        (nitelik1 tür1 [DEFAULT ifade] [NOT NULL], ...nitelikN
        [[CONSTRAINT kısıt_adı] CHECK durum1, ...durumN] )

ALTER TABLE

        ALTER TABLE tablo_adı [*] ADD COLUMN nitelik tür
        ALTER TABLE tablo_adı [*] RENAME [COLUMN] nitelik1 TO nitelik2
        ALTER TABLE tablo_adı1 RENAME TO tablo_adı2

DROP TABLE

        DROP TABLE tablo_adı1, ...tablo_adıN;

CREATE VIEW

        CREATE VIEW görüş_adı AS
        SELECT [DISTINCT [ON nitelikN]]
        ifade1 [AS nitelik1], ...nitelikN
        [FROM tablo_adı1[,...tablo_adıN]]
        [WHERE koşul]
        [GROUP BY grup_listesi];

DROP VIEW

    DROP VIEW görüş_adı

CREATE INDEX

        CREATE [UNIQUE] INDEX indis_adı ON tablo_adı [USING erişim_yöntemi]
        ( nitelik1 [tür_sınıfı1], ...nitelikN | işlevadı(nitelik1, ...) 
        [tür_sınıfı] )

DROP INDEX

        DROP INDEX indis_adı  

SQL – Veri İşleme Olanakları

SQL veri işleme deyimlerinden başlıcaları şunlardır:

SELECT Deyimi
UPDATE Deyimi
INSERT Deyimi
DELETE Deyimi

SELECT Deyimi

        SELECT [DISTINCT [ON nitelikN]] ifade1 [AS nitelik1], ...ifadeN
        [INTO [TEMP] [TABLE] tablo_adı]
        [FROM tablo_listesi]
        [WHERE koşul]
        [GROUP BY grup_listesi]
        [HAVING having_cümleciği]
        [ { UNION [ALL] | INTERSECT | EXCEPT } SELECT ...]
        [ORDER BY nitelik1 [ASC|DESC] [USING işleç1], ...nitelikN ]
        [FOR UPDATE [OF tablo_adı...]]
        [LIMIT sayı [OFFSET|, sayı]]

UPDATE Deyimi

        UPDATE tablo_adı SET nitelik1 = ifade1, ...nitelikN = ifadeN
        [FROM tablo_listesi]
        [WHERE koşul]

INSERT Deyimi

        INSERT INTO tablo_adı [(nitelik1, ...nitelikN)]
        VALUES (ifade1,..ifadeN) |
        SELECT [DISTINCT [ON attrN]]
        ifade1, ...ifadeN
        [FROM tablo_listesi]
        [WHERE koşul]
        [GROUP BY grup_listesi]
        [HAVING having_cümleciği]
        [ { UNION [ALL] | INTERSECT | EXCEPT } SELECT ...]

DELETE Deyimi

        DELETE FROM tablo_adı [WHERE koşul]
 


PostgreSQL Veri Tabanı Yönetim Sistemi

PostgreSQL Nedir?

PostgreSQL; alt sorgu, işlem bilgi (transaction), kullanıcı-tanımlı tür ve işlevler gibi SQL dilinin hemen hemen tüm yapılarını destekleyen, Nesne-İlişkisel Veri Tabanı Yönetim Sistemidir. Kaynak kodu açıktır ve PostgreSQL Inc. şirketi tarafından ticari destek de sağlanmaktadır. Bugünkü güncel sürümü 6.5.2′dir.

İlişkisel VTYS Olarak Yetenekleri Nelerdir?

  • SQL92/SQL3 dili deste[i
  • işlembilgi bütünlüğü (transaction integrity)
  • tür genişleyebilirlişi (type extensibility)
  • sınıf tanımlama (classes)
  • kalıtım (inheritance)
  • işlevler (functions)
  • kısıtlamalar (constraints)
  • tetikleyiciler (triggers)
  • kurallar (rules)
  • indisler (indexes)

İlişkisel VTYS Olarak Eksikleri Nelerdir?

  • Yabanci (Ikincil) Anahtar tanimlayamama.
  • 8 KB’tan büyük sorgulari isleyememe.

PostgreSQL Nasıl Çalışır?

  • PostgreSQL çok kullanıcılı ard ucu: Belirli bir porttan PostgreSQL’e gelen istemleri ele alır. İstem gelir gelmez fork() sistem çağrısını kullarak PostgreSQL tek kullanıcılı ard ucuna istemi devreder. Sistem üzerinde “postmaster” adıyla bulunur.
  • PostgreSQL tek kullanıcılı ard ucu: İstemci ile doğrudan bir etkileşim içindedir ve istemcinin tüm istemlerine cevap verir. Varsayılan olarak en fazla 32 adet tek kullanıcılı ard uc aynı anda hizmet verebilir. Bu sayı çok kullanıcılı ucun çalıştırılması esnasında bir parametre ile azami 1024 değerine çıkartılabilir (postmaster -N 1024). Sistem üzerinde postgres adıyla bulunur.
  • PostgreSQL port numarası: Varsayılan değeri 5432′dir ve PostgreSQL çok kullanıcılı ard ucuna çalıştırılması esnasında verilen parametre (postmaster -p 8355) ile değiştirilebilir.
  • PostgreSQL’in kullandığı protokoller: Hem UDP hem de TCP/IP kullanmaktadır. Genelde yerel veri tabanı bağlantılarında UDP uzak veri tabanı bağlantılarında da TCP/IP kullanır.
  • PostgreSQL Arayüzleri: Herhangi bir sistemde çalışan PostgreSQL ard ucuna bağlanan ve kullanıcı yazılımları için bir arayüz oluşturan yordam kitaplıklarıdır.
Blogger PostDeliciousFacebookFriendFeedGoogle BookmarksTechnorati FavoritesTwitterWordPressShare

« Önceki yazılar